Mirasçılık Belgesi Olmadan Miras Paylaşımı Yapılır Mı?

Mirasçılık Belgesi Olmadan Miras Paylaşımı Yapılır Mı?

1.Mirasçılık Belgesi Olmadan Miras Paylaşımı Yapılır mı?

Mirasçılık belgesi olmadan miras hakkı kazanılır; ancak mirasın paylaşılması ile tapu, banka ve diğer kurumlar nezdinde işlem yapılması aynı şey değildir. Mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası kanun gereği kazanır. Bu nedenle mirasçılık belgesinin henüz alınmamış olması, mirasçılar arasında yapılacak her paylaşma anlaşmasını kendiliğinden geçersiz kılmaz. Buna karşılık mirasçıların ve paylarının belirlenmesi, bütün hak sahiplerinin paylaşıma katılması ve malın niteliğine uygun işlemlerin tamamlanması gerekir.Kısacası, mirasçılık belgesi miras hakkını doğuran değil, mirasçılık sıfatını ve paylarını gösteren belgedir. Belge alınmadan yapılan bir aile içi anlaşma ile bu anlaşmanın resmî kayıtlara uygulanabilmesi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Mirasçılık Belgesi Olmadan Miras Paylaşımı Yapılır Mı?
Mirasçılık Belgesi Olmadan Miras Paylaşımı Yapılır Mı?

2.Mirasçılık Belgesi Nedir, Ne İşe Yarar?

Mirasçılık belgesi, diğer adıyla veraset ilamı, ölen kişinin mirasçılarının kimler olduğunu ve miras paylarını gösterir. Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesi uyarınca yasal mirasçılığı belirlenen kişilere sulh hukuk mahkemesi veya noterlik tarafından verilir.

Bu belge özellikle şu işlemlerde önem taşır:

  • Miras kalan taşınmazların mirasçılar adına intikali.
  • Mirasbırakanın banka hesapları hakkında mirasçı sıfatıyla işlem yapılması.
  • Araç ve diğer kayıtlı malvarlığı değerlerinin intikal işlemleri.
  • Miras ortaklığındaki hak sahiplerinin ve paylarının belirlenmesi.
  • Mirasın paylaşılması veya ortaklığın giderilmesine ilişkin işlemler.

Mirasçılık belgesi, terekenin bütün mal ve borçlarını listeleyen bir envanter değildir. Örneğin belgede mirasçıların gösterilmesi, mirasbırakanın hangi bankalarda hesabı bulunduğunu veya borçlarının ne kadar olduğunu ortaya koymaz. Bu nedenle mirasçıların belirlenmesi ile terekenin araştırılması birbirinden farklı aşamalardır.

3.Miras Hakkı Veraset İlamı Alınınca mı Doğar?

Hayır. Türk Medeni Kanunu’nun 599. maddesine göre miras, mirasbırakanın ölümüyle bir bütün olarak mirasçılara geçer. Mirasçılık belgesi alınması, bu kazanımın kurucu şartı değildir.

Örneğin bir kişinin ölümünden sonra mirasçıları henüz noterliğe veya mahkemeye başvurmamış olsa da miras, kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere, ölümle kazanılır. Belgenin daha sonra alınması, miras hakkının o tarihte başladığı anlamına gelmez.

Ancak miras hakkının kazanılmış olması, her mirasçının terekeye ait mallarda tek başına işlem yapabileceği anlamına gelmez. Birden fazla mirasçı bulunduğunda paylaşmaya kadar miras ortaklığı oluşur ve tereke üzerinde kural olarak birlikte tasarruf edilir.

Mirasçılık Belgesi Olmadan Paylaşma Sözleşmesi Yapılabilir mi?

Türk Medeni Kanunu’nun 676. maddesinde miras paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekle bağlanmıştır. Mirasçılık belgesinin sözleşmeye eklenmesi, bu maddede ayrıca bir geçerlilik şartı olarak düzenlenmemiştir. Dolayısıyla sırf belge henüz alınmadığı için her paylaşma sözleşmesinin geçersiz olduğu söylenemez.

Bununla birlikte geçerli ve uygulanabilir bir paylaşma için şu konuların açıklığa kavuşturulması gerekir:

  • Paylaşmaya katılması gereken mirasçıların tamamı belirlenmiş olmalıdır.
  • Sözleşme, paylaşmadan etkilenen bütün mirasçıların iradesini içermelidir.
  • Paylaşılacak mallar ve kime bırakılacakları anlaşılır biçimde gösterilmelidir.
  • Yazılı şekil ve imza şartları yerine getirilmelidir.
  • Küçük veya kısıtlı mirasçı bulunuyorsa temsil, menfaat çatışması ve gerekli izinler ayrıca incelenmelidir.
  • Tapu ve diğer sicil işlemlerinde aranan belgeler tamamlanmalıdır.

Mirasçılık belgesi olmadan yapılan anlaşmanın temel riski, mirasçıların veya paylarının yanlış belirlenmesidir. Sonradan başka bir mirasçının ortaya çıkması, atanmış mirasçılık bulunması ya da mirasın reddedilmiş olması, paylaşmanın hukuki sonucunu etkileyebilir.

Bu nedenle belgenin alınması yalnızca bir bürokratik aşama olarak görülmemelidir. Belge, paylaşmanın doğru kişiler arasında kurulmasını sağlayan başlıca dayanaklardan biridir.

4.Sözlü Anlaşma veya Fiilî Paylaşım Yeterli Olur mu?

Mirasçılar arasında “ev bir kişide, para diğer kişide kalsın” şeklinde konuşulmuş olması, yazılı miras paylaşma sözleşmesinin yerine geçmez. Henüz uygulanmamış bir paylaşma anlaşmasına dayanılıyorsa Türk Medeni Kanunu’nun 676. maddesindeki yazılı şekil şartı önem taşır.

Aynı madde, payların oluşturulması ve fiilen alınmasının da mirasçıları bağlayabileceğini düzenler. Bu nedenle sözlü paylaşma vaadi ile tamamlanmış fiilî paylaşım birbirinden ayrılmalıdır. Özellikle taşınır eşya bakımından bütün mirasçıların katılımıyla gerçekleşen teslim ve paylaşma, somut olayın özelliklerine göre hukuki sonuç doğurabilir.

Buna karşılık bir mirasçının evde oturması, tarlayı işlemesi veya bazı eşyaları elinde bulundurması, her durumda tamamlanmış paylaşma olarak kabul edilemez. Kullanımın hangi anlaşmaya dayandığı, diğer mirasçıların iradesi ve paylaşmanın gerçekten tamamlanıp tamamlanmadığı incelenir. Taşınmazlarda ise tapu siciline ilişkin kurallar ayrıca uygulanır.

5.Mirasçılık Belgesi Olmadan Tapuda Miras Paylaşımı Yapılır mı?

Miras kalan taşınmazlarda üç işlem birbirinden ayrılmalıdır:

  1. Miras nedeniyle mülkiyetin kazanılması.
  2. Taşınmazın mirasçılar adına tapuya intikali.
  3. Paylaşma sonucunda taşınmazın belirli bir mirasçıya veya mirasçılara özgülenmesi.

Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesi uyarınca miras yoluyla taşınmaz mülkiyeti tescilden önce kazanılır. Ancak taşınmaz üzerinde tasarruf işlemi yapılabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tesciline bağlıdır. Aynı Kanun’un 1015. maddesi de tasarruf yetkisinin ve işlemin hukuki sebebinin belgelenmesini arar.

Dolayısıyla aile içinde yapılan yazılı paylaşma sözleşmesi, tapu kaydını kendiliğinden değiştirmez. Tapuda mirasçı sıfatının belgelendirilmesi, intikal ve paylaşmaya ilişkin başvuru şartlarının karşılanması gerekir. Bu işlemlerde mirasçılık belgesi temel dayanaklardan biridir.

Burada önemli bir şekil ayrımı da bulunmaktadır: Mirasçılar arasındaki gerçek bir miras paylaşma sözleşmesi ile taşınmaz satışı aynı işlem değildir. Miras paylaşma sözleşmesi için kanunda öngörülen yazılı şekil, her türlü taşınmaz devrinin adi yazılı belgeyle yapılabileceği anlamına gelmez. İşlem gerçekte satış, bağış veya üçüncü kişiye devir niteliğindeyse o işleme özgü şekil kuralları uygulanır.

6.Veraset İlamı Olmadan Bankadaki Para Paylaşılabilir mi?

Banka, hesap sahibinin ölümünden sonra kimlerin mirasçı olduğunu ve hangi kişilerin işlem yapmaya yetkili bulunduğunu belirlemek zorundadır. Bu nedenle mirasçılık belgesi, banka nezdindeki miras işlemlerinde kural olarak istenir. İşlemin niteliğine göre kimlik, temsil, vergi ve diğer belgeler de gündeme gelebilir.

Mirasçıların kendi aralarında anlaşmış olması, bankanın yalnızca bu beyana dayanarak ödeme yapmasını gerektirmez. Ayrıca mirasçılık belgesinde bir kişinin payının gösterilmesi, terekeye ait hesap üzerinde her durumda tek başına para çekme yetkisi vermez. Miras ortaklığının birlikte tasarruf ilkesi ile varsa temsil veya özel işlem dayanağı birlikte değerlendirilir.

Banka hesabındaki para ile mirasçıların elinde bulunan nakit paranın fiilen paylaşılması da aynı hukuki ve usulî koşullara tabi değildir. Bununla birlikte her iki durumda da hak sahiplerinin dışlanmaması, tereke borçlarının gözetilmesi ve yapılan işlemin belgelenmesi önem taşır.

7.Bir Mirasçı Diğerlerinden Habersiz Paylaşım Yapabilir mi?

Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesine göre mirasçılar, paylaşmaya kadar terekeye elbirliğiyle sahip olur. Kanundan veya sözleşmeden doğan temsil ve yönetim yetkileri saklı olmak üzere, terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.

Bu nedenle bir mirasçı, diğerlerini dışlayarak bütün mirası paylaştıramaz; belirli bir tereke malını kendi kararıyla başka bir mirasçıya bırakamaz. Mirasçılık belgesi alınmış olması da bu yetkiyi kendiliğinden sağlamaz.

Belgeyi almak ile paylaşmayı gerçekleştirmek farklı işlemlerdir. Bir mirasçı, diğerlerinin birlikte başvurmasına gerek olmadan mirasçılık belgesi talep edebilir. Ancak bu başvuru, diğer mirasçıların paylaşmadaki söz hakkını ortadan kaldırmaz.

9.Miras Payının Devri ile Miras Paylaşımı Aynı Şey mi?

Mirasın paylaşılması, tereke mallarının mirasçılar arasında özgülenmesini ifade eder. Miras payının devri ise bir mirasçının tereke üzerindeki payına ilişkin ayrı bir sözleşmedir.

Türk Medeni Kanunu’nun 677. maddesi bu konuda farklı şekil kuralları öngörür:

  • Mirasçılar arasında miras payı devri: Yazılı şekle tabidir.
  • Mirasçının üçüncü kişiyle yaptığı miras payı devri: Noterlikçe düzenleme şeklinde yapılmalıdır.

Üçüncü kişiyle yapılan sözleşme, devralana mirasın paylaşılmasına katılma yetkisi vermez. Bu kişi, paylaşma sonunda devreden mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteyebilir.

Dolayısıyla “payımı kardeşime bıraktım”, “evdeki hakkımı sattım” veya “mirası aramızda böldük” ifadeleri aynı sonucu doğurmaz. Belgenin adı kadar, içerdiği işlemin gerçek niteliği de önemlidir.

10.Mirasbırakan Hayattayken Miras Paylaşılabilir mi?

Miras, ölümle açılır. Mirasbırakan hayattayken gelecekteki mirasa ilişkin yapılan anlaşmalar, ölümden sonra yapılan miras paylaşma sözleşmeleriyle karıştırılmamalıdır.

Türk Medeni Kanunu’nun 678. maddesine göre mirasbırakanın katılması veya izni olmadan, henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılarla veya üçüncü kişilerle yapılan sözleşmeler geçerli değildir. Mirasbırakanın katılması veya izin vermesi de işlemin niteliğine göre uygulanacak diğer geçerlilik ve şekil şartlarını ortadan kaldırmaz.

Sağlığında yapılan satış ve bağışlar, vasiyetname veya miras sözleşmesi ise kendi kuralları çerçevesinde değerlendirilir. Bunların tamamını “erken miras paylaşımı” başlığı altında aynı hukuki işleme dönüştürmek doğru değildir.

11.Mirasçılık Belgesi Nereden Alınır?

Yasal mirasçılar, şartları varsa noterlikten veya sulh hukuk mahkemesinden mirasçılık belgesi alabilir. Her başvurunun noterlikte sonuçlandırılması mümkün değildir.

Noterlik Kanunu’nun 71/B maddesine göre özellikle şu durumlarda noterlik mirasçılık belgesi veremez:

  • İşlemin yargılama gerektirmesi.
  • Nüfus kayıtlarının belge düzenlenmesi için yeterli olmaması.
  • Mirasçılık belgesinin yabancılar tarafından talep edilmesi.

Atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren belge bakımından da Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesindeki özel düzenleme dikkate alınır.

Mirasçılık belgesinin hatalı olması ihtimali tamamen ortadan kalkmış değildir. Kanun, belgenin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceğini düzenler. Bu sebeple belgenin varlığı kadar, güncel mirasçılık durumunu doğru yansıtması da önemlidir.

12.Mirasçılar Anlaşamazsa Ne Olur?

Bir mirasçının anlaşmaya yanaşmaması, miras ortaklığının her durumda süresiz devam edeceği anlamına gelmez. Türk Medeni Kanunu’nun 642. maddesine göre sözleşme veya kanun gereği ortaklığı sürdürme yükümlülüğü bulunmadıkça mirasçılardan her biri paylaşma isteyebilir.

Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına veya ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda, 6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Anlaşma sağlanamaması hâlinde uyuşmazlığın niteliğine uygun dava yolu değerlendirilir.

Mirasçılık belgesinin alınması ise tek başına anlaşmazlığı çözmez. Belge hak sahiplerini gösterir; hangi malın kime bırakılacağına ilişkin uyuşmazlığı kendiliğinden sona erdirmez.

13.Paylaşım Öncesinde Borçlar ve Mirasın Reddi Neden İncelenmelidir?

Miras yalnızca mal ve alacaklardan oluşmaz; borçları da kapsar. Türk Medeni Kanunu’nun 641. maddesine göre mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur. Mirasçıların kendi aralarında yaptığı borç paylaşımı, alacaklıları her durumda bağlayan bir sonuç doğurmaz.

Ayrıca tereke mallarını paylaşmak, satmak veya kişisel malvarlığına katmak, mirası reddetme hakkı bakımından sonuç doğurabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesi, olağan yönetimi aşan belirli tereke işlemlerinin ret hakkını ortadan kaldırabileceğini düzenler. Bu nedenle borç durumu açıklığa kavuşmadan paylaşmaya girişilmesi hak kaybına yol açabilir.

14.Sık Sorulan Sorular

Mirasçılık belgesi alınmazsa miras hakkı kaybolur mu?

Belgenin alınmamış olması, tek başına miras hakkını ortadan kaldırmaz. Miras ölümle kazanılır. Ancak mirasa ilişkin diğer hak ve işlemler için geçerli süreler ve başvuru koşulları ayrıca değerlendirilir.

Bütün mirasçılar anlaşırsa veraset ilamına ihtiyaç kalmaz mı?

Anlaşma, resmî işlemlerde mirasçılık sıfatının belgelenmesi ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Özellikle tapu ve banka işlemleri bakımından anlaşma ile kurumun aradığı belgeler farklı konulardır.

Miras paylaşma sözleşmesinin noter onaylı olması zorunlu mu?

Mirasçılar arasındaki miras paylaşma sözleşmesi için Türk Medeni Kanunu’nun 676. maddesinde yazılı şekil öngörülür. Ancak işlemin gerçekte miras paylaşımı mı, üçüncü kişiye miras payı devri mi veya başka bir devir işlemi mi olduğu belirlenmelidir. Her işlem aynı şekle tabi değildir.

Bir mirasçı kendi miras payını tek başına devredebilir mi?

Miras payı devri, mirasın tamamını paylaşmaktan farklıdır. Kanundaki şekil şartlarına uyularak yapılabilir. Ancak terekeye ait belirli bir malın tek başına satılmasıyla aynı sonucu doğurmaz.

Mirasçılık belgesi çıkarılması mirasın paylaşıldığı anlamına gelir mi?

Hayır. Belge mirasçıları ve paylarını gösterir. Paylaşma ise malların mirasçılara özgülenmesini sağlayan ayrı bir işlemdir.

Sonuç

“Mirasçılık belgesi olmadan miras paylaşımı yapılır mı?” sorusuna her işlem için geçerli tek kelimelik bir cevap verilemez. Miras hakkı, belge alınmadan da ölümle kazanılır. Belgenin henüz düzenlenmemiş olması, kanuni şartları taşıyan bir paylaşma anlaşmasını kendiliğinden geçersiz hâle getirmez.

Buna karşılık mirasçıların doğru belirlenmesi, gerekli kişilerin paylaşıma katılması, yazılı şekle uyulması ve tapu, banka veya diğer kurum işlemlerinin tamamlanması gerekir. Mirasın kazanılması, paylaşma sözleşmesinin kurulması ve paylaşmanın resmî kayıtlara uygulanması birbirinden farklı hukuki aşamalardır. Mirasçılık belgesi, bu aşamaların doğru hak sahipleri üzerinden yürütülmesinde temel bir işleve sahiptir.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, mirasçıların durumu, malvarlığının niteliği ve ilgili belgeler hukuki değerlendirmeyi değiştirebilir.

Hukuki Dayanaklar

Avukat Yağmur Atalay | İletişim Bilgileri

Av. Yağmur Atalay Hukuk Bürosu, İstanbul Küçükçekmece’de faaliyet göstermektedir.

Avukat: Av. Yağmur ATALAY
Adres: Kartaltepe Mahallesi, Belediye Caddesi, Limanoğlu İş Merkezi, No:3, Kat:2, Daire:59, Küçükçekmece / İstanbul
Telefon: +90 542 414 98 43
E-posta: av.yagmuratalay@gmail.com
İnternet Sitesi: yagmuratalay.av.tr

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır.

Yağmur Atalay

Avukat Yağmur ATALAY, İstanbul Küçükçekmece’deki hukuk bürosunda boşanma, ceza, miras ve ticaret hukuku başta olmak üzere birçok alanda bireysel ve kurumsal müvekkillerine kapsamlı ve çözüm odaklı hukuki hizmetler sunmaktadır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WHATSAPP
HEMEN ARAYIN